Ceza Hukuku Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu

Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu Hakkında Genel Bilgi

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu, dijitalleşen dünyada hem bireylerin mahremiyetini hem de toplumsal güveni yakından ilgilendiren önemli suç tiplerinden biridir. Teknolojinin ve internet kullanımının yaygınlaşması ile birlikte, kişisel veriler çok daha kolay toplanabilen, saklanabilen ve işlenebilen bir niteliğe kavuşmuştur. Buna bağlı olarak, bu verilerin izinsiz şekilde ele geçirilmesi, kopyalanması ve farklı amaçlarla kullanılması da ciddi bir risk hâline gelmiştir.

Türk Ceza Kanunu, kişisel verilerin kaydedilmesini, hukuka aykırı olarak verilmesini, yayılmasını ve ele geçirilmesini ayrı suç tipleri olarak düzenleyerek, kişisel verilerin korunmasını ceza hukuku güvencesi altına almıştır. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davası, çoğu zaman bilişim sistemleri, şirket içi veri erişimleri, çalışanların veri kopyalaması, sosyal medya hesaplarına izinsiz girişler veya mobil uygulamalar üzerinden veri sızdırılması gibi senaryolarla karşımıza çıkar.

İstanbul gibi hem nüfusun hem de ticari ve dijital faaliyetlerin yoğun olduğu bir şehirde, kişisel veri ihlallerine ilişkin soruşturma ve davaların sayısı giderek artmaktadır. Özellikle şirketlerde çalışan kişilerin, müşteri veri tabanlarını kopyalaması, sağlık verilerinin izinsiz paylaşılması, e-posta ve mesajlaşma hesaplarının şifrelerinin kırılması, bulut sistemlerde tutulan verilere izinsiz erişilmesi gibi olaylar, İstanbul kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davası kapsamında yargılamaya konu olabilmektedir. İstanbul ceza avukatı desteği olmadan bu teknik ve hukuki süreci yönetmeye çalışmak, çoğu zaman hak kayıplarına yol açabilir.

Suçun Hukuki Dayanağı Ve Temel Unsurları

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu, Türk Ceza Kanununda kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümler arasında yer alır. Kanun, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak bir başkasına verilmesini, yayılmasını veya ele geçirilmesini suç saymakta ve bu fiiller için hapis cezası öngörmektedir. Ele geçirme kavramı, kişinin rızası ve hukuki dayanak olmaksızın, veriye fiilen erişilmesi, kopyalanması, alınması veya kullanıma hazır hâle getirilmesi anlamına gelir.

Suçun oluşabilmesi için öncelikle söz konusu bilgilerin kişisel veri niteliğinde olması gerekir. Kişisel veri, belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade eder. İsim, soyisim, telefon numarası, e-posta adresi, kimlik numarası, adres, plakalar, banka hesap bilgileri, maaş bilgileri, konum bilgileri ve benzeri veriler bu kapsamdadır. Sağlık bilgileri, ceza mahkumiyeti, biyometrik veriler gibi özel nitelikli veriler ise daha da sıkı korunur.

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davasında, fiilin hukuka aykırı olması da önemli bir unsurdur. Bazı durumlarda veri sahibinin açık rızasına, kanundan doğan bir yetkiye, sözleşmeye veya meşru bir amaca dayanarak veri işlenmesi mümkün olabilir. Buna karşılık, hiçbir hukuki dayanağa dayanmayan, veri sahibinin rızası bulunmayan, görev ve yetki kapsamını aşan veya amacı dışında yapılan veri erişimleri ve kopyalamalar, hukuka aykırı ele geçirme olarak değerlendirilebilir.

Suçun manevi unsuru bakımından kast aranır. Fail, verilerin kişisel veri olduğunu bilmeli ve hukuka aykırı olarak ele geçirdiğinin bilincinde olmalıdır. Örneğin işyerinde çalışan bir kişinin, görev tanımının çok ötesinde, gizli tutulması gereken müşteri verilerini kendi USB belleğine kopyalaması, sonradan rakip firmaya götürme amacı taşıması gibi hâllerde kast unsuru açıkça görülür. Buna karşılık, yanlışlıkla erişilen veya teknik hata sebebiyle görüntülenen veriler bakımından, somut olay çerçevesinde kastın varlığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Kişisel Veri Kavramı Ve Özel Nitelikli Kişisel Veriler

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davasını doğru değerlendirebilmek için, öncelikle kişisel veri kavramının ne anlama geldiğini bilmek gerekir. Kişisel veri, kısaca belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir. Bir kişinin doğrudan kimliğini gösteren bilgiler yanında, tek başına kimliği ortaya koymayan ancak başka bilgilerle eşleştirildiğinde kişiyi belirlenebilir hâle getiren veriler de kişisel veri kapsamında değerlendirilir.

Örneğin isim ve soyisim tek başına kişisel veri olduğu gibi, tek başına telefon numarası veya plaka da belirli bir kişiyle ilişkilendirilebildiği ölçüde kişisel veri sayılır. Mağaza sadakat kartı numarası, abonelik numarası, IP adresi, konum bilgisi gibi veriler de belirli şartlar altında kişisel veri niteliği taşıyabilir. Önemli olan, verinin gerçek bir kişiyle bağlantılı olması ve o kişiyi tanımlamaya elverişli bulunmasıdır.

Özel nitelikli kişisel veriler ise, kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşünceleri, felsefi inançları, dini veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkumiyeti ve güvenlik tedbirleri ile biyometrik ve genetik verileri gibi bilgilerdir. Bu veriler çok daha hassas olduğundan, hem idari hem de ceza hukuku bakımından daha sıkı kurallara tabidir. Bu tür verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi, yargılama sürecinde daha ağır sonuçlar doğurabilir.

İstanbul kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davası dosyalarında, çoğu zaman bir şirket veya kurum bünyesinde tutulan özel nitelikli verilerin yetkisiz kişilerce kopyalanması, dışarı sızdırılması ya da rakip firmalara aktarılması gibi durumlarla karşılaşılmaktadır. Bu nedenle hangi verinin hangi kategoriye girdiğinin doğru tespiti, hem cezanın belirlenmesi hem de hukuki sorumluluğun kapsamı açısından önem taşır.

Bilişim Sistemleri Üzerinden Kişisel Verilerin Ele Geçirilmesi

Günümüzde kişisel verilerin büyük bölümü bilişim sistemleri üzerinde işlenmektedir. Kurumsal sunucular, bulut depolama alanları, e-posta sistemleri, müşteri ilişkileri yönetimi programları, hastane bilgi yönetim sistemleri, e-ticaret siteleri ve benzeri platformlar, kişisel verilerin tutulduğu başlıca ortamlardır. Bu sistemlere izinsiz erişim sağlanarak veya yetki aşılarak kişisel verilerin kopyalanması, alınması ya da üçüncü kişilere aktarılması, bilişim yoluyla kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçunu gündeme getirir.

Bilişim sistemleri üzerinden işlenen bu suçlar, teknik açıdan karmaşık dosyalar hâline gelebilir. IP adresleri, log kayıtları, erişim geçmişi, kullanıcı adı ve parolalar, sistemdeki yetki seviyeleri, veri tabanı sorguları gibi unsurlar, soruşturma ve yargılama sürecinde delil olarak değerlendirilir. Bazı durumlarda ise fail, kurumsal bir sistemin doğal kullanıcısı olup, yetkisi olmadığı hâlde ek veri alanlarına erişim sağlayarak kişisel verileri ele geçirebilir. Örneğin, yalnızca kendi müşterilerinin bilgilerini görme yetkisi olması gerekirken, tüm veri tabanını USB belleğe kopyalayan bir çalışan bu kapsamdadır.

İstanbul gibi bilişim altyapısı gelişmiş, çok sayıda şirket merkezine ev sahipliği yapan bir şehirde, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davası dosyalarında bilişim sistemleri çoğu zaman olayın merkezinde yer alır. Bu nedenle, yalnızca ceza hukuku bilgisi değil, aynı zamanda bilişim delillerinin nasıl toplanacağı ve yorumlanacağı konusunda da uzmanlık gerekmektedir.

Soruşturma Süreci, Şikayet Ve Koruma Tedbirleri

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu, kural olarak şikayete bağlı olmayan suçlar arasındadır. Savcılık, suç şüphesini resen öğrendiğinde de soruşturma başlatabilir. Ancak uygulamada çoğu dosya, veri sahibi gerçek kişinin veya kurumların şikayeti üzerine açılmaktadır. Mağdur, verilerinin izinsiz şekilde kopyalandığını, yayıldığını veya üçüncü kişilerle paylaşıldığını fark ettiğinde, en kısa sürede savcılığa suç duyurusunda bulunmalıdır.

Soruşturma sürecinde savcılık, ilgili kurum ve şirketlerden kayıtları talep edebilir, bilişim sistemlerine ilişkin log kayıtlarını isteyebilir, tanıkları dinleyebilir ve bilişim uzmanlarından rapor alabilir. Delillerin hızlı ve doğru şekilde toplanması, özellikle dijital verilerin zamanla silinebilmesi veya değiştirilebilmesi ihtimali nedeniyle son derece önemlidir. Bu aşamada, kişisel verilerin bulunduğu sistemlere el koyma, veri kopyalama ve imaj alma işlemleri, hukuka uygunluk açısından titizlikle yürütülmelidir.

İstanbul kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davası dosyalarında, savcılık tarafından şüpheliler hakkında yurt dışına çıkış yasağı, bilişim sistemlerine erişimlerinin kısıtlanması, bazı durumlarda gözaltı veya tutuklama gibi koruma tedbirlerinin talep edildiği de görülebilmektedir. Özellikle örgütlü şekilde veri hırsızlığı yapıldığı, verilerin üçüncü ülkelere aktarıldığı veya çok sayıda kişinin mağdur edildiği olaylarda koruma tedbirleri daha ağır olabilir.

Kovuşturma Süreci Ve Ceza Mahkemesi Yargılaması

Savcılık soruşturma sonunda yeterli şüphe bulunduğu kanaatine varırsa, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu nedeniyle iddianame düzenleyerek kamu davası açar. Bu aşamadan sonra dosya ceza mahkemesine gelir ve kovuşturma süreci başlar. İddianamede sanığa isnat edilen fiiller, hangi kişisel verilerin, hangi yöntemle ve ne zaman ele geçirildiği, mağdurların kimler olduğu ve uygulanması istenen kanun maddeleri yer alır.

Yargılama sırasında mahkeme, bilişim uzmanlarından alınan raporları, sistem kayıtlarını, tanık beyanlarını, kurum içi yazışmaları, elektronik posta ve mesaj kayıtlarını birlikte değerlendirir. Sanığın sistemdeki yetki durumu, verileri ele geçirdiği iddia edilen dönemde yaptığı işlemler, veri tabanındaki hareketleri ayrıntılı şekilde incelenir. Sanığın savunması, verileri hangi amaçla aldığı, bunları üçüncü kişilerle paylaşıp paylaşmadığı, suç kastının bulunup bulunmadığı noktalarında önem taşır.

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davasında, kimi zaman birden fazla sanık ve çok sayıda mağdur bulunmakta, bu da davayı teknik ve hukuki açıdan daha karmaşık hâle getirebilmektedir. İstanbul Hukuk Bürosu olarak ekibimiz, bu tür dosyalarda hem bilişim delillerinin hukuka uygunluğunun denetlenmesi hem de müvekkilin fiile katkısının doğru tespit edilmesi gerektiğinin altını çizmektedir.

Verilebilecek Cezalar, Nitelikli Haller, HAGB Ve Erteleme İhtimali

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu için kanunda öngörülen hapis cezası, belirli bir alt ve üst sınır arasında düzenlenmiştir. Cezanın miktarı belirlenirken, ele geçirilen verilerin niteliği, sayısı, özel nitelikli veri olup olmadığı, mağdur sayısı, verilerin üçüncü kişilere aktarılıp aktarılmadığı ve failin kastının yoğunluğu gibi kriterler göz önünde bulundurulur.

Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, örgütlü hareket edilmesi, kamu görevlisinin görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanması gibi haller, cezayı artırıcı nitelikli haller olarak değerlendirilir. Özellikle kamu kurumlarında tutulan sağlık verileri, adli kayıtlar veya sosyal yardım verileri gibi hassas verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi durumunda yargılama süreci daha da ağır sonuçlar doğurabilir.

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gibi kurumların uygulanıp uygulanamayacağı, somut dosyada verilen cezanın miktarına, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunup bulunmadığına ve mahkemenin sanık hakkında ulaştığı kanaate göre değişir. Bu nedenle hangi dosyada HAGB veya erteleme imkânının bulunduğu, ancak somut olay incelendikten sonra sağlıklı şekilde değerlendirilebilir.

Bu noktada vurgulanması gereken husus, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davası bakımından, hiçbir dosya için en baştan kesin bir sonuç veya garanti vermenin hukuken mümkün olmadığıdır. Her dosyada delil durumu, sanığın rolü, verilerin niteliği ve mağdur sayısı farklıdır; bu nedenle cezalandırma veya bireyselleştirme süreci de dosyaya özgü şekilde yürütülür.

Şikayet, Uzlaşma Ve Zamanaşımı

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu kural olarak şikâyete tabi değildir. Yani mağdur şikâyetten vazgeçse bile, kamu davası kendiliğinden düşmeyebilir. Bu durum, kişisel verilerin korunmasının yalnızca bireysel bir hak değil, aynı zamanda kamu düzenini ilgilendiren bir değer olarak kabul edilmesinden kaynaklanır. Buna rağmen, mağdurun şikâyetçi olup olmaması, beyanları ve zararın giderilip giderilmediği, yargılama sürecinde mahkeme tarafından dikkate alınabilir.

Uzlaşma kurumu ise, bazı suçlarda tarafların anlaşması hâlinde ceza yargılamasını sona erdirebilen bir mekanizmadır. Ancak kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu, genel olarak uzlaşma kapsamındaki suçlar arasında değerlendirilmemektedir. Somut olayda başka suç tiplerinin de söz konusu olup olmadığı ve bunların uzlaşma kapsamına girip girmediği ayrıca incelenmelidir.

Zamanaşımı bakımından ise kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı esas alınarak dava zamanaşımı süresi belirlenir. Zamanaşımı sürelerinin hesaplanması, suçun ne zaman işlendiği, tespit tarihi, kesilme ve durma nedenleri gibi teknik unsurlara bağlıdır. Bu nedenle herhangi bir dosyada zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği, ancak somut dosya üzerinden yapılacak hukuki inceleme ile sağlıklı şekilde tespit edilebilir.

İstanbul Özelinde Yargılama Süreci Ve Davanın Ne Kadar Süreceği

İstanbul kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davası dosyaları, çoğu zaman teknik bilirkişi raporları, bilişim uzmanlarının incelemeleri, kurum içi yazışmalar ve detaylı sistem kayıtları ile desteklenen geniş hacimli dosyalardır. Bu nedenle, soruşturma ve kovuşturma süreçleri kimi zaman uzun sürebilmektedir.

Soruşturma aşamasında, ilgili kurum ve şirketlerden kayıtların temin edilmesi, log ve erişim verilerinin toplanması, bilişim uzmanlarından rapor alınması gibi işlemler zaman alabilir. Kovuşturma aşamasında ise, mahkemenin iş yükü, duruşma aralıkları, sanık ve mağdur sayısı, bilirkişi raporlarının hazırlanma süreleri davanın ne kadar sürede sonuçlanacağını doğrudan etkiler.

Genel bir izlenim olarak, İstanbul ceza mahkemelerinde görülen kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davası dosyalarının bir kısmı bir yıl civarında sonuçlanabilirken, teknik yönü ağır ve çok taraflı dosyalarda bu sürenin daha da uzayabildiği görülmektedir. Ancak her dosyanın kendine özgü olduğu, bu nedenle davanın ne kadar süreceği konusunda somut dosya incelenmeden kesin bir süre vermenin mümkün olmadığı unutulmamalıdır.

İstanbul Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davalarında Ceza Avukatı Desteğinin Önemi

İstanbul gibi büyük ve karmaşık bir şehirde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davası, çoğu zaman hem bilişim hukuku hem de ceza hukuku bilgisini birlikte gerektiren dosyalardır. Bir yandan kişisel veri korumasına ilişkin mevzuat, bilişim sistemleri, log kayıtları, IP adresleri, sistem yetkileri gibi teknik konular; diğer yandan ise şüpheden sanık yararlanır ilkesi, kusur, kast, hukuka aykırı delil yasağı gibi ceza hukuku ilkeleri birlikte değerlendirilmelidir.

İstanbul Hukuk Bürosu olarak ekibimiz, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ile ilgili soruşturma ve davalarda, müvekkilin konumunu, dosyadaki delilleri ve verilerin niteliğini ayrıntılı şekilde incelemeye önem vermektedir. Mağdur açısından verilerin yayılmasının durdurulması, zararın tespiti ve giderilmesi; şüpheli veya sanık açısından ise fiilin kapsamının doğru belirlenmesi, bilişim delillerinin hukuka uygunluğunun denetlenmesi ve savunma stratejisinin somut olaya göre şekillendirilmesi gerekmektedir.

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davası sürecinde, kişi çoğu zaman teknik belgeler, uzun raporlar ve karmaşık hukuki değerlendirmelerle karşı karşıya kalır. Bu süreçte haklarını bilmek, ifade ve savunma verirken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlamak ve adımların olası sonuçlarını öngörebilmek büyük önem taşır. Somut dosya ve deliller ayrıntılı şekilde incelenmeden, hiçbir ceza davasında olduğu gibi bu suç bakımından da kesin bir sonuç vaat etmek mümkün değildir. Her dosya kendi şartları, delil durumu ve tarafların konumu çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu için ceza ne kadardır ?

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu için kanunda öngörülen hapis cezası, belirli bir alt ve üst sınır arasında düzenlenmiştir. Ancak somut olayda verilecek ceza, ele geçirilen verilerin niteliğine, mağdur sayısına, verilerin üçüncü kişilere aktarılıp aktarılmadığına, failin kastının yoğunluğuna ve yargılama sürecindeki tutumuna göre belirlenir. Bu nedenle dosya incelenmeden kesin bir ceza miktarı söylemek mümkün değildir.

Hangi bilgiler kişisel veri sayılır ?

Kişisel veri, belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir. İsim, soyisim, telefon numarası, adres, e-posta, kimlik numarası, plaka, banka hesap bilgileri, abonelik numaraları, konum bilgileri gibi veriler kişisel veri örneklerindendir. Ayrıca sağlık bilgileri, ceza mahkumiyetleri, biyometrik veriler gibi hassas nitelikli bilgiler de özel nitelikli kişisel veri olarak değerlendirilir. Hangi bilginin kişisel veri sayılıp sayılmadığı, somut olayda bu bilginin bir kişiyi tanımlayıp tanımlamadığına göre değerlendirilmelidir.

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu şikâyete tabi midir ?

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu kural olarak şikâyete tabi değildir. Yani savcılık, suç şüphesini öğrendiğinde resen soruşturma başlatabilir ve mağdur şikâyetten vazgeçse bile kamu davası devam edebilir. Ancak mağdurun şikâyetçi olup olmaması, beyanları ve zararın giderilip giderilmediği, yargılama sürecinde mahkemenin takdiri bakımından önem taşıyabilir.

Bu suçta uzlaşma mümkün müdür ?

Uzlaşma kurumu, bazı suçlarda tarafların anlaşması hâlinde ceza yargılamasını sona erdirebilen bir mekanizmadır. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu genel olarak uzlaşma kapsamındaki suçlar arasında yer almamaktadır. Ancak somut olayda başka suçların da bulunup bulunmadığı, bunların uzlaşma kapsamında olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Her dosya kendi şartları içinde incelenmelidir.

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu bilişim yoluyla işlenirse ceza artar mı ?

Suçun bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesi, çoğu zaman verilerin çok sayıda kişiye yayılmasına ve daha geniş etkiler doğmasına neden olabilir. Bu nedenle, bilişim sistemlerinin kullanılması, örgütlü hareket edilmesi, çok sayıda kişinin mağdur edilmesi gibi hususlar, cezayı artırıcı nitelikli haller kapsamında değerlendirilebilir. Ancak cezada artırımın nasıl uygulanacağı, somut olayda uygulanacak kanun maddesine ve mahkemenin takdirine göre değişir.

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davası ne kadar sürer ?

Bu tür davaların ne kadar süreceği, dosyadaki delil durumuna, bilişim incelemesi gerekip gerekmediğine, mağdur ve sanık sayısına, bilirkişi raporlarının hazırlanma süresine ve mahkemenin iş yüküne göre değişmektedir. Bazı dosyalar birkaç duruşmada sonuçlanabilirken, teknik yönü ağır ve çok taraflı dosyalarda süreç daha uzun sürebilir. Bu nedenle her dosya için aynı süreyi söylemek doğru değildir.

Bu suçta hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün müdür ?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, belirli şartların sağlanması hâlinde mahkemece kurulan mahkûmiyet hükmünün hemen açıklanmamasını ve sanığın denetim süresine tabi tutulmasını sağlayan bir kurumdur. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu bakımından da, sonuç cezanın belirli sınırlar içinde kalması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması ve mahkemenin sanığın tekrar suç işlemeyeceği kanaatine varması hâlinde HAGB kararı verilebilir. Ancak bu imkânın bulunup bulunmadığı her dosyada ayrı değerlendirilmelidir.

İşten ayrılan çalışan şirket verilerini kopyalarsa kişisel verilerin ele geçirilmesi suçu oluşur mu ?

İş ilişkisi devam ederken veya sona erdikten sonra, çalışanın görev ve yetkisi dışında kalan müşteri veri tabanlarını kopyalaması, bu verileri kendi ticari faaliyeti veya rakip firmalar için kullanması hâlinde, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu gündeme gelebilir. Ancak her somut olayda, verilerin niteliği, şirket içi yetki düzenlemeleri, sözleşme hükümleri ve çalışanın kastı birlikte değerlendirilmelidir.

WhatsApp yazışmaları ve ekran görüntüleri bu suçta delil olarak kullanılabilir mi ?

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davasında, WhatsApp yazışmaları, e-posta dökümleri, ekran görüntüleri, sistem giriş kayıtları gibi dijital materyaller delil olarak kullanılabilir. Ancak bu delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi, üzerinde oynama yapılıp yapılmadığının teknik olarak incelenmesi ve bilirkişi raporları ile desteklenmesi önemlidir. Delilin hukuka aykırı elde edildiği iddiası da yine dosya kapsamında mahkemece değerlendirilecektir.

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu nedeniyle hakkımda soruşturma varsa ne yapmalıyım ?

Hakkında kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu kapsamında soruşturma bulunan kişilerin, öncelikle dosyanın içeriğini ve delilleri görmeden ayrıntılı açıklamalar yapmaktan kaçınmaları, susma hakkı ve müdafi yardımından yararlanma hakları bulunduğunu bilmeleri gerekir. İfade vermeden önce bir İstanbul ceza avukatı ile görüşmek, hem bilişim delillerinin doğru değerlendirilmesi hem de savunma stratejisinin somut olaya uygun şekilde belirlenmesi açısından önem taşır. Somut dosya incelenmeden yalnızca genel bilgilere dayanarak hareket etmek, ileride telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir.

Bu suçta kesin sonuç veya garanti vermek mümkün müdür ?

Hiçbir ceza davasında olduğu gibi kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davasında da, somut dosya ve deliller ayrıntılı şekilde incelenmeden kesin bir sonuç öngörmek mümkün değildir. Ele geçirilen verilerin türü, miktarı, mağdur sayısı, verilerin üçüncü kişilere aktarılıp aktarılmadığı, sanığın yargılama sürecindeki tutumu ve önceki sabıkaları gibi pek çok unsur birlikte değerlendirilerek karar verilir. Bu nedenle genel bilgiler üzerinden garanti vermek hukuken de fiilen de doğru değildir.

HEMEN ARA WHATSAPP